Finansal Özgür Yaşamak İster misin?

“Finansal özgürlük, korkudan özgürleşmektir.” Robert Kiyosaki

Bir önceki yazımda finansal cehaletten ve etkilerinden bahsetmiştim. Bu yazımda ise finansal özgürlük konusuna odaklanacağım.

Yapılan araştırmalara göre dünyadaki insanlar maddi güçleri açısından kabaca % 5 – %15 – %80 olarak eşit olmayan 3 sınıfa ayrılıyorlar. %5’lik dilimde olanlar, kuşaksal zenginliğe sahipler. Mali zenginliklerini nesilden nesile aktarıyorlar. Bu sınıf genel olarak 5 milyon dolar ve üzerinde maddi varlığa sahip olan kesimi oluşturmakta. Dünyada 7,5 milyar insan yaşadığına göre, yaklaşık 375 milyon insanın bu ayrıcalıklı sınıfta olduğu anlamına gelir. %15’lik kesim ise, orta sınıfı oluşturmakta. Orta sınıftaki insanların yaşayacakları güzel bir evleri, arabaları olur, tatillere giderler, birikimleri vardır. Çok lüks yaşamazlar ama yine de bu kesim de hatırı sayılır düzeyde kaliteli bir hayata sahiptir. Geriye kalan %80’lik kesim ise, yaşam standartları konusunda devlet veya aile bireylerinin yardımlarına ihtiyaç duyar. Çok çalışırlar ama zorluklarla dolu bir hayat yaşarlar. Çocuklarının iyi bir hayata sahip olabilmek için kendi başarılarını kendilerinin yaratmak zorunda olduğu ailelerdir. Hepimize tanıdık gelebilecek bir aile modeli değil mi? Birçok aile, gelir yapısı olarak bu sınıfa girmektedir.

Dünyadaki mevcut mali düzeni bir an için bir kenara koyalım ve geçen hafta bahsettiğim yanlış mali tercihlere dönelim. Hayatımızdaki bazı pahalı objeler sınırlı bir süre için mutluluk sağlasa da bize hiçbir gelir getirmez, sadece paramızı harcatır. Bu pahalı oyuncakları borca girerek alıyorsanız finansal olarak pek de doğru bir karar almadığınız söylenebilir. Bunun yanında eğer kredi alma gerekçemiz bir gelir modeli için finansman sağlamak ise, bu iyi bir borç olarak nitelenebilir. Ama alınacak borç sonrası bir gelir olmayacak ise, hatta aksine sadece ek harcamalara neden olacaksa bu kötü bir borçtur. Bu konudaki en bilinen örnekler geçen yazımda detaylı örneklendirdiğim araba ve cep telefonu örnekleridir. Bize bir gelir sağlamaları bir yana çoğumuz için devamlı ek masraf çıkarırlar. Hayatta zevkler için de para harcamak gerekir tabi ki ama bunlar için ayrı finansmanlar oluşturmanın daha akıllıca olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

Para, bütçe yapmak, akıllı harcama yapmak gibi önemli konular nedense okullarda öğretilmiyor. Bu nedenle birçok insan finansal cahillik ve insanın yaradılışından gelen açgözlülük nedeniyle mağdur oluyor. Kendimize ve çocuklarımıza bütçe yönetimini öğretmek, gerekli tüketimle, gereksiz harcama davranışı arasındaki farkları öğrenmek hayat kalitemizi belirleyen en önemli konulardandır. Finansal özgürlük kavramı uzun zamandır ilgimi çeken ve hakkında araştırma yaptığım konulardan biridir. Finansal özgürlük kavramı hakkında bana en ilginç gelen noktalardan biri, konunun ne kadar kazandığından çok, ne kadar harcamaya gereksinim duyduğunla ilişkili olmasıdır. Finansal özgürlükle kastedilen, yapılan yatırımların gelirinin yani pasif gelirin, yaşamı idame ettirmek için yeterli olmasıdır. Basit bir örnek verecek olursam; yatırım olarak 2 evi olan bir kişi bu evlerden 2500 TL kira geliri elde ediyorsa ve bu para onun hayatında istediği şekilde yaşamasına yeterliyse bu kişi finansal olarak bağımlı değildir, özgürdür. Robert Kiyosaki finansal özgürlüğü bir kuruma ya da devlet gelirine gerek duymadan yaşayabilmek olarak tanımlamakta. Buna göre emekli maaşı almak ve bununla hayatını idame ettirebilmek bağımsız bir hayat sayılmıyor. Emekli maaşının kesilmesini beklemeyiz ama bir şekilde bu emekli maaşı azalır veya olağanüstü nedenlerle verilemez hale gelirse bu kişi hayatını idame ettiremez, muhtaç duruma düşer. Kiyosaki bu durum üzerine vurgu yapmakta ve insanların her türlü olasılığa karşı hazır durumda olması gerektiğini, akıllı bir tüketici ve akıllı bir yatırımcı olmaları gerektiğini söylemektedir.

Para ve finansal okuryazarlık hakkında okuduğum kitapların özeti birkaç maddede özetlenebilir;

1- Finansal özgürlük kavramı ne kadar kazandığından çok nasıl harcadığın ile ilgilidir.

2- Her kredi, her borç kötü değildir. Daha fazla gelir elde etmeyi sağlayabilen, planlanmış borçlar iyi borçlardır. Riski vardır ama iyi hesaplanmış riskler göze alınabilir.

3- Eğer bir borca gireceksen akıllı borç olsun, yani sana gelir getirsin. Tamamen zevkin için borca girmek akıllıca değildir.

4- Hayatta istediğin birçok şeye sahip olabilirsin, ama bunların kaynaklamasını yapmalı ve gerektiğinde beklemesini bilmelisin.

5- Finansal okuryazar olmak mevcut dünya düzeninde çok önemlidir. Günümüz dünyasında bunun eğitimi okul sürecinde edinilememektedir ya da çok sınırlı kalmaktadır. Bu konuda güncellenen finans dünyasını yakından takip etmek gerekir.

Finansal özgürlüğe giden yoldaki en önemli kural, yaşamak için mümkün olan en az şeye ihtiyaç duymaktır. Yaşam maliyetiniz, gelirinizden düşük olmalıdır. Gelirinizden fazla harcarsanız mali açıdan kendinizi öldürürsünüz. Geliriniz kadar harcarsanız hiçbir zaman özgür olamazsınız. Finansal özgürlük ancak gelirden azına ihtiyaç duyarak elde edilebilir.

K.

 

  • Paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir